Bu seçimler sadece Belediye Başkanlığı, İl Genel Meclisi ve Muhtarlık seçimleri değildir. Aynı zamanda bu seçimler, Türk Demokrasi Tarihinin önemli bir sınavıdır. Katılım oranının yüksek olduğu seçimlerdir.
Mitinglerde ortam çok seviyesizdi. Vatandaş "Küfretsen daha iyi olurdu be!" dedi artık. Recep Tayyip Erdoğan bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak mitinglerde adayları konuşturtmadı, kendinden fazla emindi. Yine kendinden geçti, gittiği yörenin türkülerini Bahçeli ve Baykal'a ağır eleştiri niteliğine iyi çevirmesini bildi; halkta mesajı sandıktan gönderdi tabi.
Baykal ve Bahçeli'nin tavırları ise iyi bir muhalefete örnek tavırlar değildi. Yapıcı eleştiriden uzak, sırf eleştirmek için eleştiren tavırlar..
Bu gergin ortamı dürüst bir insan hoşgörüye dönüştürdü. Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı seçime birkaç gün kala çok ender görülen siyasi partilerin kucaklaşmasını; gerçek siyasetin, gerçek demokrasinin ne demek olduğunu bütün Türkiye'ye gösterdi. Siyasilerimizin arasındaki buzları eritirken, kendisi Göksun'da "Kapatmayın güneşimi, üşüyorum.." diyordu.
Siyasi partilerin adaylarına bir bakalım..
AKP'nin adayları, bir zamanlar beğenmediği, ihtiyar gördüğü şahıslara benziyordu. İş heyecanını yitirmiş olanlar özellikle mi seçildi acaba?
CHP'nin adayları, 80 yıldır "Şimdi değişim zamanı, Şimdi CHP zamanı" zihniyetindeydi, bu seçimlerde de aynı köhne değişim anlayışı devam etti.
MHP'nin adayları diğer partilere izafi en doğru seçilmiş adaylardı. İyi ve genç görünümlü, konuşmasını bilen adaylardı. Bu, seçimde MHP'ye artı puan kazandırdı elbet.
Seçim günü geldi, çattı.. Türk vatandaşı sabah 8'den akşam 5'e kadar genelde medeni bir biçimde oyunu kullandı. Birkaç yerde parti sempatizanları kavgalar çıkarttı. Maalesef insanlar öldü..
Saat beş buçuğu gösteriyor. Bütün kanallar YSK'dan gelecek "yasak kalktı" anonsunu bekliyor. Seçmenin heyecanı "Hangi parti kalelerini kaybetti? Hangi parti Güneydoğu'da beklenmedik bir zafere imza atıyor?" bantlarıyla geçiştirilmeye çalışıldı.
Nihayet yasaklar kalktı. Kanallar birbiriyle yarış içerisinde; ama Habertürk sunuş tarzıyla bir adım önde.
AKP beklenmedik hafif bir çöküş yaşıyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın haleti ruhiyyesi bütün vatandaşlar tarafından merak ediliyor.. :)
Henüz bir-iki saat geçti sayımların üzerinden. Kılıçdaroğlu açıklama yapıyor; kaybetme korkusundan mı acaba? Aynı biçimde bir açıklama Karayalçın'dan geldi. Elektiriklerin bazı bölgelerde gittiğini ve sandıkların korunamayacağından şüpheliler. Her sandık başında belki de birden fazla müşeahitlerinin olduğunu bile bile.
Tabi aynı zihniyetteki vatandaşlar, orada burada "Bu mu demokrasi? Elektirikler gitti, oylar sayılamıyor!" yazıyorlar. Anlaşılan tuttuğu adaylar onları iyi gaza getirmiş.. :)
Nihayet Recep Tayyip Erdoğan'dan beklenen açıklama geliyor. Az da olsa yine mağrur; fakat halktan mesajı aldığına dair bir açıklama bu..
Oylar sayılmaya devam ediyor, İstanbul, Ankara ve Adana'da ciddi çekişme yaşanıyor.
Yazarın uykusu geliyor ve yatıyor. :) Sabah kalkıyor bir bakıyor ki, İstanbul'da Topbaş 8 puanla, Ankara'da Gökçek 7 puanla önde. Adana'da ise henüz net değil.
AK Parti 45 ili, CHP 13 ili aldı görünüyor. İl genel meclisinde AKP %38.9 ile CHP %23.1 ile, MHP 16.1 ile, DTP ise 5.6 ile temsil edilecek.
Türk milleti sandıkta:
- AKP'ye "şımarma!"
- CHP'ye "yapıcı eleştir!"
- MHP'ye "adayların iyi, kendini düzelt!" dedi.
AKP'nin oyları bütün muhalefet partilerine dağıldı. CHP'de İstanbul hariç pek bir değişiklik yok. MHP yükselişte. DTP, Güneydoğu Anadolu'da inşallah kötü emeller beslemiyordur. Kurtulmuş'un liderliğindeki SP, sistemin 5. partisi oldu ve büyük bir sıçrama yaşadı. Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'ı BBP'ye son hediyesi olarak verdi.
Devamını Oku